Bob geliyor, beni alıyor ve ofise gidiyoruz. Ofiste yeni arkadaşlar,  artık Ganalı arkadaşım bile var. Bir tane de İtalyan arkadaşım. Ofistekiler saymıyorum. Bob bizi eve getiriyor, ev Leedste değil, Bradford’ta, şöyle söyliyim, Çanakkaledekiler için Biga kadar uzaklıkta, Bursadakiler için İnegöl, ama bizim yolculuklarımız o kadar sürmiyor, çünkü burada ulaşımı çözmüşler, trenle 15 dk.
 
Evimiz 15 katlı Douglas Tower, biz 10. kattayız, daire no.59 demek bile şaşırtıyor, daha önce en büyük rakam 15 felandı. Eski gönüllülerden izler var burada. Sanırım Gözde yazmış, girişte,  HOŞGELDİNİZ yazıyor ve küçük notlar, baklava, rakı, lokum vs. ve Beşiktaş yazmış, bende altına not düştüm, erkek adamın çarşı pazarla işi olmaz, En büyük Galatasaray yazdım.
 
Evin içinde her şey mevcut, kendi evimde bulamadığım lüksü buldum, ekmek kızartma makinesinden tuta, mikrodalga fırın, derin dondurucular vs. her şey var. Odalar 2 kişilik benim oda arkadaşım Danso, Ganalı. Gülenlerin yüzüne tükürüyorum. Diğer ev arkadaşı Mavis oda Ganalı. Karşı dairede Raquel Portekizli, tek yaşıyor, onun yan dairesinde Steve ve Michele ikiside İtalyan…
 
Gayet sıcakkanlı arkadaşlar, her türlü yardıma koşuyorlar, düşünsenize benimle İngilizce konuşmaya çalışıyorlar, daha nasıl bir işkence verebilirim ki onlara…
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile